Loader
bağırmayan anne baba

Çocuğunuza Bağırmadan Söz Dinletemiyor musunuz?

Eminim bu yazıyı okuyan her ebeveyn bağırarak söz dinletmeye çalışmanın boşa kürek çekmek olduğunu ve çocuğuyla ilişkisini olumsuz etkilediğini biliyordur. Bağırarak kendimizi ifade etmeye çalışmamızın temelinde duyulmamak yatıyor.  Söylediklerimizin daha anlaşılır olacağını düşünüyoruz.

Bağırdıktan sonra da çocuğunuzun yanlış olan davranışı değişmediği gibi en çok siz üzülüyorsunuz en çok siz vicdan azabı çekiyorsunuz değil mi?

Ben bu yazıyı yazarken kızımın her 5 dakikada bir tuvaleti geldi. Her defasında tuvalete gittik ama yapmadı. Tuvaleti gelmediği halde sürekli tuvalete gidiyorduk. Kızıp bağırmak yerine durup düşününce bilgisayarı bırak ve benimle ilgilen demek istiyordu.  Çocuğunuzun sizin sabrınızı zorlayan davranışlarının altında yatanı bulmak çoğunlukla bağırmadan çocuk yetiştirmek konusunda size yardımcı olacaktır. Tuvaletten çıkınca ona bana müsaade ederse işimin daha kısa sürede biteceğini böylece birlikte resim yapacağımızı söyledim. Tuvaleti gelmeden tuvalete gitme davranışı sona erdi. Bağırmaya harcayacağım enerjiyi başka bir şeye harcamış oldum. Bağırarak belki ilk seferde istediğinizi uygulatabilirsiniz ancak birkaç tekrarda çocuğunuz sizi duymayacaktır bile. ilk adımda öfkelendiğiniz olaya çocuğunuzun tarafından baktınız şimdi sıra sizin tarafınızdan bakmakta.

Çocuğunuza bağırmak yerine sizi bu durumda en çok neyin sinirlendirdiğini bulmalısınız? Örneğin çocuğunuz yediği çikolatayı her yere sürdü diyelim. Sizi sinirlendiren henüz küçük olan çocuğunuzun her yere çikolata sürmesi mi? Yoksa evdeki düzeni sağlamaya çalışırken hiçbir destekçiniz olmayışı mı? Çocuk yetiştirme, ev düzenini sağlama ve daha birçok görev üzerinizdeyken daha çabuk öfkelenmeniz mümkün. Öyleyse bu durumda küçücük bir çocuğun annem ya da babam zaten her işi halletmeye çalışıyor bir de ben çikolataları her yere sürüp onu üzmeyeyim demesini bekleyemezsiniz. Öyleyse eşinizle bu durumu paylaşıp yardım istemeyi denemelisiniz. Anneler bazen babaların kendi kendine görüp yardımcı olmasını istiyor ancak bazen bekleyerek yıpranmak yerine yardım istemekte fayda var.

Çocuğunuzu her an kontrol edemezsiniz ama tepkilerinizi kontrol edebilirsiniz.

Evde sorunların nasıl çözüldüğü çocuğunuzun da bir birey olarak sorunlarını çözme şeklini belirleyecektir. Sorunların sakince konuşularak çözüldüğü bir aile ortamı çocuğunuza iyi bir model olacaktır.

Çocuğunuza uzun uzun anlatmak yerine doğru davranışı kısa cümlelerle anlatmaya çalışıp kısa yönergeler vermek işinizi kolaylaştıracaktır.

Önceden haber verme kuralını uygulamak da bağırmadan öfkelenmeden iletişim kurmanıza yardım edecektir. Örneğin parka gittiniz ve ayrılmak istemiyor. 5 dakika daha süresi olduğunu ona söyleyip hatta alarm kurup süre dolunca parktan çıkabilirsiniz. Tutarlı tekrarlarla haber verme kuralı kolaylıkla uygulanabilir hale gelir.

Çocuğunuzun bir birey olduğunu düşünerek ona seçenekler sunabilirsiniz.

Henüz küçük bir çocuk olduğunu hatırlayın ve beklentinizi çocuğunuzun yaşına göre belirleyin. Ne kadar anlatırsanız anlatın çocuğunuz yaşı ve kapasitesi kadarını alacaktır.

Çabasını övmek, ev içi kuralları uygulayabilmesi için motive edici olacaktır.

Her şeyin bir anda değişmesini beklemeyin. Ailece tutarlı ve sabırlı olup çocuğunuza zaman ayırdığınızda Her şeyin daha kolay ve keyifli olacağını göreceksiniz.

Yorum bulunmamaktadır

Yorum yazın

18 − five =