27 Nis ÇOCUK İSTİSMARI
ÇOCUĞUMU İSTİSMARDAN NASIL KORURUM?
Hepimizin gündemini meşgul eden ve hepimizi derinden etkileyen bir konu çocuk istismarı! Eğer biz ebeveynler çocuk istismarı konusunda bilinçlenirsek çocuğumuz ne kadar küçük olursa olsun ona kendini korumayı öğretebiliriz. İstismarı erken fark edip çocuğumuzu koruyabiliriz. Öyleyse bu can sıkıcı konuyu A’dan Z’ye inceleyelim.
ÇOCUK İSTİSMARI NEDİR?
Hepimizin aklına 18 yaş altındaki bir bireyin cinsel saldırıya uğraması geliyor. Ama çocuğunu çok seven birçok ebeveyn farkında olmadan çocuğunu istismar ediyor. Dünya sağlık örgütü çocuk istismarını; bir yetişkin tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını fiziksel psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranış olarak adlandırıyor. Çocuk istismarının türleri; fiziksel istismar, cinsel istismar duygusal istismar ve ihmaldir.
Çocuğumuzu farkında olmadan istismar etmemek ve istismara uğramasına zemin hazırlamamak için bunlara da kısaca değineceğim.
Fiziksel istismar; çocuğun fiziksel yolla zarar görmesidir. Şiddete maruz kalmasıdır.
Duygusal istismar; çocuğun sevgi ilgi ve bakımdan mahrum bırakılması, aile içinde yok sayılmasıdır.
İhmal; çocuğa bakmakla yükümlü kimsenin çocuğun gelişimi için gerekli ihtiyaçlarının karşılanmamasıdır.
Cinsel istismar; yetişkin tarafından çocuğun cinsel doyum için kullanılması durumudur.
Şimdi istismarın ne demek olduğunu tam anlamıyla bildiğimize göre mutlaka düşünmememiz gereken soru şu; farkında olmadan çocuğumuzu istismar ediyor olabilir miyiz? Ya da ihmal ederek, duygusal olarak yok sayarak, eğittiğimizi sanıp şiddet göstererek onu istismarcının kollarına mı bırakmış oluyoruz?
ÇOCUKLAR NEDEN İSTİSMARA UĞRADIKLARINI SAKLAR?
Çocuklar çoğunlukla fiziksel zarar görüp aile tarafından fark edilene kadar içinde bulundukları durumu ailelerinden saklarlar.
- İstismar davranışının kötü bir şey olduğunu fark edememiş, anlayamayacak kadar küçük olabilir.
- İfade edemiyor olabilir.
- Saklaması için tehdit ediliyor olabilir. Bu tehdit kendisi ile ilgili olduğu gibi sevdiği birine zarar vermekle ilgili de olabilir.
- Sevdiği kişiler ile ilgili endişe duyuyor olabilir.
- Ailesinin anlattığı şeye inanmayacağını düşünüyor olabilir. İstismarcı kişinin birinci dereceden akraba ya da yakın olması durumunda çocuk ona inanılmayacağını daha fazla düşünüyor.
- Cinsel içerikli bir olayı ailesiyle konuşmaktan utanıyor olabilir.
- İstismarcıyı koruyor olabilir.
- Kendisinin suçlanacağını düşünüyor olabilir.
Araştırmalar gösteriyor ki her 6 erkek çocuğundan 1’i her 6 kız çocuğundan da 4’ü cinsel istismara uğruyor. Bazen çocuk fiziksel olarak görünen bir zarar görmemişse aile fark etmiyor bu istismar yılarca sürebiliyor. En acısı da tacizci kişinin büyük çoğunlukla tanıdığımız bir kişi olması.
- İlk önce çocuğunuz dünyaya geldiği andan itibaren severken özel olan bölgelerine dokunmaktan vazgeçelim. Maalesef kültürümüzde böyle bir şey var. Özel bölgelere elleyerek seviyor olmak bu davranışı çocuğunuz için normalleştirir. Bir başkası da dokunduğunda; annem de dokunarak seviyor öyleyse bu kişi de beni annem gibi seviyor düşüncesi oluşabilir.
- Özel bölgelerini çocuğumuza anlayacağı şekilde anlatmalıyız. Vücudunun bölümlerini en erken şekilde konuşmalısınız. Gerçek isimleriyle öğretmek zor geliyorsa, karmaşık hale gelmeyecek şekilde kendiniz isim verebilirsiniz. Bir istismar durumunda size anlatmaya kalktığında anlamakta zorlanmayacağınız şekilde isimlendirebilirsiniz.
- Mayoyla, bikiniyle örttüğümüz yerlerimizin özel bölgelerimiz olduğunu söyleyebilirsiniz.
- Çocuğunuza bedeninin sınırlarını öğretmelisiniz. Kimsenin onun vücudunun özel bölümlerine dokunmasına izin vermemesi gerektiğini onun da kimsenin özel bölümlerine dokunmaması gerektiğini anlatın. İstismar suçu işleyenlerin çoğunlukla kendilerine dokunulmasını istediklerini de unutmayın.
- Bir başkasıyla vücudu ile ilgili sır tutmanın iyi bir şey olmadığını anlatın. İstismarcı kişi çoğunlukla, yaptığı tacizin, mağdurla arasında gizli bir oyun olduğunu söyleyecek, oyunu bozarsa ona zarar vermekle tehdit edecektir.
- Öğrettiğiniz özel yerlerine dokunulması halinde ses çıkarmaktan yardım istemekten korkmamasını öğütleyin.
- Yaşadıklarını sizinle paylaşabilmesi için motive edin. Doğduğu ilk günden itibaren sizinle her şeyi konuşabileceğini bilerek büyüsün.
- Cinsel istismar mağduru çocuklar çoğunlukla yaşadıkları olayla ilgili kendilerini suçlarlar. Sonsuz bir güven ortamı oluşturmuş olmalısınız ki yaşadığı mağduriyetle ilgili sizden yardım isteyebilsin, ona güvendiğinizi bilsin.
- Ebeveynler cinsellikle ilgili konularla, vücudumuzla ilgili konularla alakalı konuşmaktan kaçınıyorlar. Daha çok erken ya da ben zaten çocuğumu korurum, çevremdeki herkes iyi diye düşünüyorlar. Siz ne kadar korursanız koruyun istismar riskini üzülerek söylüyorum ki sıfıra indiremezsiniz. Çocuğunuza vereceğiniz eğitim, riski minimuma indirmenize yardım eder. Bir gün bile ertelemeyin inanın tahmin ettiğiniz gibi korkunç olmayacak bu sohbet.
- Çocuğunuzdaki duygusal değişimleri dikkatlice gözlemlemelisiniz.
- Okul çağı çocuğuysa gününün nasıl geçtiği hakkında konuşabilirsiniz. Gün içinde hoşuna giden gitmeyen olaylar hakkında konuşabilirsiniz.
- Çocuğunuzun anlattıklarına inanmalısınız.
- Oynadığı oyunları gözlemlemelisiniz.
- İnterneti güvenli bir şekilde kullandığından emin olmalısınız.
- Akranlarıyla vakit geçirmesini sağlamalısınız.
İSTİSMAR ÇOCUKLARI NASIL ETKİLER;
İstismara uğramış çocuklarda fiziksel, psikolojik ve davranışsal değişikler gözlemleyebiliriz. Bunları ne kadar erken fark edersek çocuğumuza o kadar hızlı yardım etmiş oluruz.
Fiziksel etkiler;
- Baş ağrısı
- Karın ağrısı
- Mide bulantısı, kusma
Psikolojik etkiler;
- Yeme bozuklukları
- Uyku bozuklukları
- Alt ıslatma
- Dikkat eksikliği
- Öfke nöbetleri
- Depresyon
- Kaygı
- Özgüven eksikliği
Davranışsal etkiler;
- Okul çağı çocuğuysa okula ilginin azalması
- Oyuncakları ya da yaşıtlarıyla oynarken oyunların içine bilmesi mümkün olmayan cinsel öğeler ekliyor olması
- Temizlenme davranışı, ya da tam tersi olarak öz bakımın bozulması
- Yaşından daha küçükmüş gibi davranma
- Sosyal ortamlardan uzak durma
- İnsanlardan korkma
- Aile üyeleriyle iletişimin bozulması
Tüm bu semptomları, değişimleri çocuğunu iyi tanıyan bir anne baba kolaylıkla fark edebilir. Çocuk istismarı konusunda ne kadar bilinçlenirsek evlatlarımızı o kadar iyi koruruz. Sadece aileyi bilinçlendirmek de yeterli değildir. Sağlık kuruluşları, hekimler, güvenlik kuvvetleri öğretmenler istismar konusunda ne kadar bilinçli olursa istismarın tespiti o kadar hızlı yapılır.
Psk. Ceren Çağlayan Adıyaman

Yorum bulunmamaktadır