Loader
Yaşasın / Eyvah Anne Oldum

Yaşasın / Eyvah ANNE Oldum :)

Anneliğin 49. Gününden merhaba,

Annelik öyle ulvi böyle kıymetli demeyeceğim. Ancak bir kadın doğum yaptığında bir anne de doğmuş oluyormuş bunu yaşayarak öğrendim. Sadece çocuklukta değil, ömür boyu yaşayarak öğreniyormuşuz.

38. Haftada bebeğimi nasıl tutacağım, ne ile besleyeceğim, altını değiştirirken bir zarar verir miyim diye düşünürken; narkozdan tam anlamıyla bir cesaret, onunla ilgili her şeyin en iyisini ben bilirim inancı ve profesyonel anneyim kafasıyla uyandım. Diyeceğim o ki annelik içimizde doğum yapana kadar gizlice yaşayan ve birden ortaya çıkıveren bir duygu. Önemli olan hislerinize güvenmek, olabildiğince sakin olmak. Sakin olmayı başarırsak eyvah değil yaşasın anne oldum diyeceğiz. Gerisi sanki kendiliğinden oluyor. Tabi ki dikkat etmemiz gereken bazı noktaları da atlamazsak her şey çok daha keyifli olacak.

Anne bebek ilişkisi anne kanında başlıyor. Doğumdan sonra da gelişerek devam ediyor. Bebeğimiz anne karnında sadece fiziksel olarak gelişmiyor aynı zamanda duygusal olarak da gelişiyor. Yediğimiz gıdaların sağlıklı olması, onun gelişini mutlulukla kabul etmiş olmamız, onunla konuşuyor olmamız, keyif aldığımız aktiviteleri yapmamız, stresten olabildiğince uzak durmaya çalışmamız bebeğimizin duygusal gelişimizi olumlu yönde etkileyecektir. Ne kadar dikkat edersek edelim, bedenimizde bir takım değişimler oluyor. Hem de bir çoğu kalıcı ( çatlaklar, lekeler, sarkmalar, fazladan üzerinize yapışan kilolar) Bedenimizdeki değişimleri kabul etmiş olmamız, o büyürken hayatımızda meydana gelecek olan değişimleri de olumlu bir şekilde kabul etmek demektir.  Bu da iyi ki doğdum! İyi ki varım demesi için mükemmel bir sebep.

Unutmayın tüm bu değişimler onu kucağınıza almak için oldu ama onun yüzünden olmadı.

Bebeğimizin Anne karnında sesimizi duyuyor olması iletişimi başlatmak için bulunmaz fırsat. Bu sebeple keyifli bir ses tonuyla onunla konuşabildiğiniz kadar konuşun. Hatta hayatınızdaki bebeğinizin geleceğini bekleyen herkes onunla konuşmalı.  Ben, eşim ve annem Nil doğmadan onunla sık sık konuşurduk. Sonra da kendimize gülerdik.

Hayat hakkında hiçbir tecrübesi olmayan, yaşamak için tamamen size muhtaç minicik bir varlık, hayatı nasıl sizinle öğrenecekse benlik algısını da sizinle birlikte şekillendirecek.

Doğumdan itibaren bebeğimizin öz bakımının zamanında ve doğru yapılması önceliğimiz tabi ki ancak doğumdan hemen sonra bebeğimizi karşılarken sıcacık bir gülümseme ve sakin bir ses tonuyla tıpkı hasretle beklediğimiz bir misafir gelmiş gibi ona HOŞGELDİĞİNİ belli etmeliyiz mutlaka göz teması kurmaya çalışmalıyız. Ona güvende olduğunu ve sevildiğini hissettirmek en az yemek ve uyku kadar değerli.

Biliyorum o an aklınızda sadece sütüm gelecek mi sorusu oluyor. Ama bunu ne kadar kafanıza takarsanız süreç o kadar zor olacak. Sütünüz gelmezse daha az anne olmayacaksınız, bebeğiniz yine bir şekilde beslenecek ve büyüyecek, yine onu sizden başka daha çok düşünen kimse yok. Keyifli bir karşılama ilk sütün de gelmesi için yardımcı olacaktır. Unutmayın sütü üreten göğsünüz değil beyniniz. Kendinize bunu hatırlatın.

Öz bakımının yapılması yani; karnının doyması, hijyen ihtiyacının karşılanması, yeterli ve düzenli bir uyku uyuması önemli tabi ki ama tüm bunları nasıl yaptığınız da önemli; onu beslerken yumuşak bir ses tonuyla onunla konuşmak, beslenmesi için uygun ortamı seçmek çok önemli.  Alt değiştirme sırasında yüz ifademizin aldığı şekil ve hareketlerimiz de çok önemli; unutmamamız gereken bir şey varsa yüzümüzün ona bir ayna olduğu; kendisi ile ilgili algısını yüzümüze bakarak oluşturuyor. Kötü pis ve tahammül edilmesi güç biriyim değersizim diye düşünmesini istemeyiz. Çünkü oluşturmuş olduğu benlik algısının büyüdükçe genişletecek ve çevresine yansıtacak. Altını değiştirirken de onunla konuşabilir, gülümseyebiliriz.

Taze anneler için merak konusu olan bir diğer şey kucağa almak; bebeğimi her ağladığında kucağıma alırsam kucağa alışır mı?

Bebekler anne karnından itibaren kendilerini annelerinin bir uzvu sanırlar. Doğumdan sonra da bu devam eder. O zaten kendisini sizin bir parçanız sanıyorken kucağa alışacak diye korkup bebeğinizi ihmal etmemelisiniz. Ağladığında yanında olmanız ona sarılıp yine sıcak bir gülümseme ve ses tonuyla konuşmanız kendisini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Güvenli bağlanma ancak bu şekilde olur.

Psk. Ceren Çağlayan Adıyaman

Yorum bulunmamaktadır

Yorum yazın

five × 5 =